Posts Tagged ‘ Copilot

Atomic Habits’ten Dijital Dönüşüme Küçük Ekip Alışkanlıkları Dynamics 365 ve Power Platform Projelerini Nasıl Başarıya Taşır?

DMR’de yalnızca müşterilerimiz için geliştirdiğimiz çözümleri değil, ekiplerimizin nasıl çalıştığını, nasıl öğrendiğini ve nasıl geliştiğini de sürekli sorgulamaya çalışıyoruz.

Bu düşünceden yola çıkarak ekip içinde küçük bir girişim başlattık. İlk başta fikir oldukça basitti: birlikte kitap okumak ve üzerine sohbet etmek.

Ancak kısa süre içinde bunun sadece bir kitap kulübü olmaktan çıkabileceğini fark ettik. Böylece ortaya daha geniş bir fikir çıktı: bir kültür kulübü.

Bu buluşmalarda yalnızca kitapları değil; podcast’leri, makaleleri ve teknoloji, ekip çalışması ya da kişisel gelişimle ilgili farklı fikirleri konuşmaya başladık.

Ama aslında amacımız yalnızca profesyonel gelişim değildi.

Ekip arkadaşlarının sadece proje toplantılarında değil, daha doğal bir ortamda da iletişim kurabilmesini istedik. Bazen sprint planları, teslim tarihleri ve Go-Live konuşmalarının yoğun temposundan çıkıp farklı şeyler konuşmanın da ekibe iyi geldiğini düşündük.

Bazen bir teknoloji kitabı konuşuyoruz.
Bazen bir roman.
Bazen bir podcast ya da sosyoloji ve psikoloji gibi tamamen farklı alanlardan konular.
Read more

From Atomic Habits to Digital Transformation: How Small Team Habits Shape Successful Dynamics 365 and Power Platform Projects

At DMR, our Microsoft Dynamics 365 and Power Platform consultancy, we are constantly exploring ways to improve not only the solutions we deliver, but also how our teams think, collaborate, and learn.

Recently, we started a small internal initiative within our team. What began as a simple book club quickly evolved into something broader — a culture club where we discuss books, podcasts, articles, and ideas related to technology, teamwork, and personal development.

But the purpose was never only professional development.

We wanted to create a small space inside the company where colleagues could connect more naturally, get to know each other beyond project meetings, and occasionally step away from the constant rhythm of deadlines, sprint planning, and Go-Live discussions.

Sometimes the topic might be a technology book.
Sometimes it might be a novel, a podcast, or even a discussion about sociology, psychology, or personal interests.

The goal is simple: to create a moment where the team can pause, think differently, and talk about ideas that are not always directly related to the next project deliverable.
Read more

AI-Ready ERP Architecture: Are Enterprise ERP Systems Truly Ready for Artificial Intelligence?

In today’s technology landscape, the “AI Revolution” has become the main topic of almost every meeting. ERP vendors are almost in a race to announce Copilots, AI assistants, and autonomous agents.

The promises are impressive:

An ERP that automatically creates purchase orders, predicts project risks in advance, and answers complex financial questions in natural language.

However, as an ERP architect, I cannot help but ask a deeper question:

Are our current ERP systems truly designed to work with artificial intelligence?

Traditional ERPs have been built for years as transaction processing fortresses. Their primary goals were data integrity, process standardization, and rule-based automation.

Read more

AI-Ready ERP Mimarisi: Kurumsal ERP Sistemleri Yapay Zekâ Çağına Gerçekten Hazır mı?

Günümüz teknoloji dünyasında “Yapay Zeka Devrimi” neredeyse her toplantının ana başlığı haline geldi. ERP üreticileri; Copilot’lar, AI asistanları ve otonom ajanlar duyurmak için adeta bir yarış içinde.

Vaatler etkileyici:

Satın alma emirlerini kendi oluşturan, proje risklerini önceden tahmin eden, karmaşık finansal soruları doğal dille yanıtlayan bir ERP.

Ancak bir ERP mimarı olarak şu daha derin soruyu sormadan edemiyorum:

Mevcut ERP sistemlerimiz gerçekten yapay zekâ ile çalışacak şekilde mi tasarlandı?

Read more

Yaşayan Proje Yapay Zekâsı: ERP/CRM Projelerinde Project Intelligence Layer Dönemi

Her proje yüzlerce toplantı, binlerce karar, onlarca doküman ve sayısız revizyon içerir. Analizler yapılır, tasarımlar hazırlanır, geliştirmeler yazılır, testler çalışır, proje canlıya alınır. Aylar geçtikten sonra aynı soru mutlaka geri döner:

“Bu tasarımı neden böyle yapmıştık?”

Ve çoğu zaman cevap dokümanlarda değil, insanların zihnindedir.

Aslında ERP/CRM projeleri ilerledikçe yalnızca sistemler değil, proje yapma biçimimiz de değişmek zorunda kalıyor. On yıllardır aynı şekilde yürütülen analiz–tasarım–geliştirme döngüsü, insan belleğine aşırı bağımlı, dağınık ve kırılgan bir yapıya dönüşmüş durumda. Dokümanlar yazılıyor; onaylanıyor; arşivleniyor… ama zamanla bağlamını kaybedip etkisiz birer dijital enkaza dönüşüyor.

Bugün sorun doküman eksikliği değil, dokümanın yaşayan bir hafızaya dönüşememesi.

Tam da bu noktada yeni bir kavram ortaya çıkıyor:

Proje Zekâ Katmanı (Project Intelligence Layer)

Bu, artık teorik bir vizyon değil. Uygulanabilir, çalışır ve yakın gelecekte zorunlu hale gelecek bir model.

Projenin Yeni Ortağı: Öğrenen ve Hatırlayan Dijital Ekip Üyesi

Read more

The Trap of Loyalty to the Past in Digital Transformation The Hidden Cost of Postponing the Future

ERP and CRM transformation projects are, by their nature, long-running, high-cost initiatives that simultaneously impact many functions across an organization. For this reason, once a decision is made to launch such a project, it is critical not only for technical teams but for all stakeholders to truly internalize why the project is being undertaken, which objectives it serves, and what kind of value it is expected to create once successfully completed. Otherwise, as we have seen countless examples of both globally and in Türkiye, failure often stems not from integration challenges or technical infrastructure gaps, but from psychological and managerial factors such as poor expectation management, lack of ownership, weak decision-making processes, avoidance of responsibility, and resistance to change.

The picture I have observed recently across many large-scale companies in Türkiye clearly confirms this reality: the primary barrier to digital transformation is not software itself, but the invisible resistance accumulating on the human and management side of organizations. In this article, I aim to examine in detail what I describe as “loyalty to the past”—an approach that I believe plays a critical role in driving ERP and CRM projects toward failure—by exploring its causes, consequences, and impact on transformation initiatives.

Image-1

Read more

Dijital Dönüşümde “Eskiye Sadakat” Tuzağı: Geleceği Ertelemenin Görünmeyen Maliyeti

ERP veya CRM dönüşüm projeleri, doğası gereği uzun süren, maliyeti yüksek ve şirketin birçok fonksiyonunu aynı anda etkileyen en zorlu dijital dönüşüm adımlarından biridir. Bu nedenle böyle bir projeye karar verildiğinde, sadece teknik ekiplerin değil, tüm paydaşların bu projenin neden yapıldığını, hangi hedeflere hizmet ettiğini ve başarıya ulaştığında şirkete sağlayacağı katma değeri gerçekten içselleştirmesi gerekir. Aksi halde, dünyada ve Türkiye’de sayısız örneğini gördüğümüz gibi, başarısızlık çoğu zaman entegrasyonlar veya teknik altyapı eksiklerinden değil; beklenti yönetimi, sahiplenme, karar alma süreçleri, sorumluluk almaktan kaçınma ve değişime direnç gibi psikolojik ve yönetsel faktörlerden kaynaklanır.

Son dönemde Türkiye ölçeğinde birçok büyük firmada şahit olduğum tablo da tam olarak bunu gösteriyor: Dijital dönüşümün önündeki asıl engel yazılımsal değil, insan ve yönetim tarafında biriken görünmez dirençlerdir. Bu yazıda, ERP ve CRM projelerinin başarısızlığa sürüklenmesinde kritik rol oynadığını düşündüğüm ve “eskiye sadakat” olarak tanımladığım bu yaklaşımı; nedenleri, sonuçları ve projelere etkisiyle birlikte detaylı şekilde incelemeye çalışacağım.

Resim-1

Read more

Yapay Zeka Bir Orkestra Şefi mi Yoksa Başıboş Bir Dahi mi?

Bugün iş dünyasında en büyük çekincelerden biri şu: “Yapay zekaya (Agent) güvenebilir miyim? Ya halüsinasyon görürse? Ya hata yaparsa?”
Bir yanda %100 tahmin edilebilir ama esnekliği sıfır olan Geleneksel Otomasyon, diğer yanda muazzam bir muhakeme yeteneğine sahip ama hata payı barındıran AI Agent’lar var.

Peki, kurumsal dünya bu iki kutup arasında nerede durmalı? tecrübem bana şunu söylüyor: Gelecek ne sadece otomasyonda ne de sadece saf yapay zekada. Gelecek, bu ikisinin birleştiği “Agentic Workflow” mimarisinde.
Nasıl mı? İşte kurumsal gerçekliğin yeni formülü:

1. Muhakeme AI’dan (Olasılıksal): Yapay zeka, belirsizliği yönetir. “Müşteri iade istiyor, geçmiş alışverişlerine ve niyetine göre haklı mı?” sorusuna yanıt arar. Yani karar mekanizmasında “akıl” yürütür.

2. İcra Otomasyondan (Belirlenimci): Karar verildikten sonra halüsinasyona yer yoktur. Karar onaylandığı an, ERP’de iade kaydının açılması, stoktan düşülmesi ve ödemenin tetiklenmesi klasik otomasyon (API/ERP) ile yapılır. Burada kurallar katıdır, hata payı sıfırdır.

3. Korkuluklar (Guardrails): Agent’ları serbest bırakmıyoruz. AI’nın verdiği kararlar, kurumsal “korkuluklar” (policy) tarafından denetlenir. Eğer AI, yetkisi dışına çıkan bir öneri sunarsa, sistem “dur” der.

Özetle: Yapay zeka düşünecek, otomasyon ise yapacak.
Bir orkestra düşünün; AI o orkestranın şefidir, belirsizliği ve duyguyu yönetir. Otomasyon ise notalara kusursuz basan müzisyenlerdir. Şef notayı yanlış okusa bile, müzisyenlerin elindeki partisyon (şirket kurallarınız ve ERP’niz) felaketi önler.
Sizce kurumsal süreçlerinizde “karar verme” yetkisini AI’ya devretmeye ne kadar hazırsınız? “Human-in-the-loop” (insan onayı) nerede bitmeli, otonomi nerede başlamalı?

#AI #Automation #AgenticWorkflow #DigitalTransformation #TechnologyLeadership #ERP #BusinessLogic #CMR #Copilot

Microsoft Ignite 2025: A New Era Begins

From Copilot-Driven Employees to Agent-Powered Business Processes – The Rise of the Digital Workforce**

While watching Microsoft Ignite 2025, one sentence kept echoing in my mind:

Every employee will have a Copilot.
Every business process will be supported by an Agent.

For me, this was the clearest and most transformative message of the entire event.

Copilot has already become a daily digital assistant for millions of workers—helping with emails, documents, and analytics. But with Ignite 2025, the story expanded dramatically:

Agents stepped onto the stage, introducing a new category of digital labor that understands business processes, takes action, and drives operations.

  • Copilot → empowers the individual
  • Agent → empowers the process

And together they form a new model:
The Digital Workforce.

In this article, I summarize this new post-Ignite era from my own perspective—spanning ERP, software development, partner opportunities, and organizational transformation.

Read more

Microsoft Ignite 2025 Sonrası Yeni Dönem: Copilot’tan Agentic ERP’ye Dijital İş Gücünün Yükselişi

Copilot’lu Çalışanlardan Ajan Destekli İş Süreçlerine – Dijital İş Gücünün Yükselişi

Bu yılki Microsoft Ignite’ı izlerken kafamda netleşen tek bir cümle vardı:

Her çalışanın bir Copilot’u olacak, her iş süreci bir Agent tarafından desteklenecek.

Bence Ignite 2025’i özetleyen en kritik mesaj buydu.

Copilot, artık neredeyse her çalışanın günlük hayatına girmiş bir dijital asistan. Mail yazarken, doküman hazırlarken, rapor yorumlarken yanımızda. Ama Ignite 2025 ile birlikte tablo genişledi:
Agent kavramı sahneye çıktı ve iş süreçlerinin kendisini üstlenen yeni bir dijital iş gücü tanımlandı.

  • Copilot → çalışanı güçlendiriyor
  • Agent → iş sürecini güçlendiriyor

Ve ortaya yeni bir yapı çıkıyor: Dijital İş Gücü (Digital Workforce).

Bu yazıda, Ignite 2025 sonrası bu yeni dönemi; ERP’den yazılım geliştirmeye, partner ekosisteminden organizasyon yapısına kadar kendi gözümden özetlemeye çalıştım.

1. Copilot + Agent: Yeni Dijital Organizasyon Modeli

Bugüne kadar Copilot’u, işleri hızlandıran bir “yardımcı” olarak konumlandırıyorduk. Ignite sonrasında gördüğümüz şey şu:

  • Copilot, tekil kullanıcının yanında.
  • Agent, süreçlerin ve iş akışlarının içinde.

Ajanlar artık:

  • veriyi topluyor,
  • iş kurallarını uyguluyor,
  • aksiyonları planlıyor,
  • gerektiğinde insana danışıyor,
  • süreci uçtan uca yürütüp raporluyor.

Bütün bunların arkasında da Agent 365 gibi yeni platformlar var. Agent 365, şirketlere “ajanlarını tanımlama, yetkilendirme, izleme ve yönetme” imkânı veriyor. Yani ajan, soyut bir kavram değil; tıpkı bir çalışan gibi kimliği, görev tanımı, yetkileri olan, yönetilen bir varlık.

Read more

Page 1 of 212